CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adana’nın Yüreğir ilçesinde düzenlenen bir basın toplantısında, CHP’li belediyelere yönelik yapılan soruşturmaların siyasi bir motivasyona sahip olduğunu savunarak, belediye başkanlarına görev süreleri boyunca “dokunulmazlık” sağlanmasını önerdi. Çiftci, “Suçüstü hali ve kesinleşmiş mahkeme kararı dışında bu kişiler görevden alınmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Toplantıda, Adana’daki yerel basın temsilcileriyle bir araya gelen Çiftci, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, Silivri yargılamaları, ekonomik kriz ve partinin seçim stratejisi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Belediye başkanlarına yönelik başlatılan soruşturmaların, Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef aldığını vurgulayan Çiftci, “35 yıl aradan sonra Yüreğir’e CHP bayrağını dikecek bir belediye başkanımız var. Burada hedef alınan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendisi ve Adana halkının iradesidir. İktidar, seçimlerde kazanamadığı yerlerde bu tür operasyonlara başvuruyor” dedi.
Adana’nın tutuklu CHP’li belediye başkanları hakkında da konuşan Çiftci, tüm belediye başkanlarının eşit derecede önemli olduğunu belirtti. Çiftci, “Ne Zeydan Karalar ne de Ali Demirçalı birbirimizden farklı. Bizi bir arada tutan şey, Cumhuriyet Halk Partisi’dir” şeklinde konuştu. Adana’nın zor günlerden geçtiğini ifade eden Çiftci, birçok belediye başkanının görevden alınmasının şehirde moral bozukluğuna yol açtığını aktardı.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in tutukluluğuna ilişkin değerlendirmede bulunan Çiftci, “Aziz İhsan Suç Örgütü” davasında yargılanan Tekin’in 14 Mayıs’ta yeniden başlayacak duruşmalarının ardından serbest kalmasını beklediklerini söyledi. Tekin’in Adana’nın ilk kadın belediye başkanı olduğunu hatırlatan Çiftci, “Oya Tekin bizim gözbebeğimiz. Kendisi hayatını kadın politikalarına ve uyuşturucu ile mücadeleye adamış bir hukukçudur” dedi.
CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların temelinde somut bir delil olmadığını belirten Çiftci, bazı gizli tanıkların belediye başkanlarının isimlerini dahi bilmediğini ifade etti. “Bu dosyaların temelinde somut delil yok, sadece gizli tanıklar ve iftiracılar var. Ülkenin dört bir yanında görev yapan hakim ve savcıları zan altında bırakmam ama Silivri’de hukukun olmadığını defalarca gördük” şeklinde konuştu. Ergenekon ve Balyoz davalarını hatırlatan Çiftci, mevcut süreçlerin ileride benzer şekilde değerlendirileceğini dile getirdi.
Ekonomik krizin hukuksal öngörülebilirlik ile doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Çiftci, CHP’nin ekonomi ile hukuku birbirinden ayrı değerlendirmediğini vurguladı. Kamuoyu araştırmalarına da değinen Çiftci, vatandaşların CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaları “siyasi” olarak algıladığını ifade ederek, “Hiçbir araştırmada vatandaşın bize güvensizlik duyduğunu görmüyoruz. Aksine iktidar partisine ve onun küçük ortağına karşı bir güvensizlik var. Vatandaş, kendi seçme iradesine sahip çıkıyor” dedi.
Son olarak, olası bir iktidar dönemlerinde kinle hareket etmeyeceklerini belirten Çiftci, “Kinle hareket etmenin kişilere ve kurumlara ne kadar zarar verdiğini bizzat yaşıyoruz. Bu ülkenin tarihinde kin ve öfkeyle hareket eden durumların yarattığı zararlar ortada. CHP iktidarında muhalefet partilerine yönelik bir operasyon olmayacak” şeklinde açıklama yaptı.