Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü ve Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Ankara Temelli’deki Şehit Kara Pilot Üsteğmen Gürcan Ulucan Meydanı’nda düzenlenen “Uluslararası En İyi Askerî Uçangöz Takımı Yarışması” etkinlikleri kapsamında haftalık basın toplantısını gerçekleştirdi.
Türkiye’nin stratejik ve jeopolitik öneminin her geçen gün daha da arttığına dikkat çeken Aktürk, ülkenin diplomatik hamleleri ve askeri kapasitesiyle küresel barış, istikrar ve güvenliğe olan katkılarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.
DÖRTLÜ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ: BEDİR MUTABAKAT ZAPTI
21 Ekim’de Doha’da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan “Bedir Mutabakat Zaptı” ve “Mekke Savunma İttifakı” oluşumuna değinen Tuğamiral Aktürk, bu adımın katılımcı ülkeler arasındaki derin dostluk ve ortak çalışma vizyonunun bir kanıtı olduğunu belirtti. Aktürk, “Bu mutabakatla, savunma sanayisi alanında ortak projelerin hayata geçirilmesi, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin artırılması, altyapı ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesi ile ülkelerimiz arasında uzun vadeli ve sürdürülebilir stratejik ortaklıkların tesis edilmesi hedeflenmektedir. Söz konusu mutabakat, bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır” dedi.

‘MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ’
Tuğamiral Aktürk, Lİbya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakata Muhtırası’na ilişkin soruya “Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan ve yürürlükte bulunan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından da 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasını memnuniyetle karşılıyoruz” yanıtını verdi.
Avrupa Birliği ve Yunanistan cephesinden gelen eleştirilere de yanıt veren Aktürk, 2019 yılındaki muhtıranın tamamen hakkaniyet ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, iki ülkenin meşru hakları gözetilerek yapıldığını hatırlattı. Deniz yetki alanlarının belirlenmesinin doğrudan kıyı devletlerinin egemenlik hakkı olduğunu belirten Aktürk, üçüncü ülkelerin tek taraflı yorum ve itirazlarının bu anlaşmanın hukuki geçerliliğini etkileyemeyeceğini vurguladı. Aktürk, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve çıkarlarını uluslararası hukuk zemininde korumaya devam edeceği mesajını yineledi.
AYRINTILAR GELİYOR…