Sürücüler için yakıt tasarrufunun altın kuralı: Klima açmak hangi hız sınırından sonra camları açmaktan daha ucuz?

Img

Yaz aylarında hava sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşmasıyla birlikte sürücüler, seyahat esnasında yakıt bütçelerini korumak için farklı yöntemlere başvuruyor. Birçok sürücü, yakıt tüketimini artıracağı endişesiyle klimayı çalıştırmak yerine camları açarak serinlemeyi tercih ediyor. Ancak otomotiv sektörü uzmanlarının yürüttüğü teknik analizler, bu yaygın inanışın her zaman doğru olmadığını ve yüksek hızlarda camları açık tutmanın bütçeye çok daha büyük bir zarar verdiğini ortaya koydu.

SAATTE 72 KİLOMETRE HIZA DİKKAT: AERODİNAMİK DİRENÇ GERÇEĞİ

Otomotiv uzmanı Tom Preston tarafından yapılan değerlendirmelere göre, camları açarak serinlemek yalnızca düşük hızlarda ekonomik bir alternatif sunuyor. Aracın hızı saatte 72 kilometrenin (45 mil) üzerine çıktığı andan itibaren fiziksel kurallar devreye giriyor.

Açık camlardan içeri giren rüzgar, aracın aerodinamik yapısını bozarak geriye doğru çekim gücü oluşturan güçlü bir direnç (sürüklenme) yaratıyor. Motor, bu hava direncini aşabilmek ve hızı koruyabilmek için normalden çok daha fazla güç harcamak zorunda kalıyor. Yapılan hesaplamalar, otoyol sürüşlerinde camları açık tutmanın, klimayı sabit bir seviyede çalıştırmaya kıyasla motora daha fazla yük bindirdiğini ve pompadaki yakıt faturasını doğrudan artırdığını gösteriyor.

AYAK BOŞLUĞU TAKTİĞİ İLE HIZLI VE EKONOMİK SOĞUTMA

Uzmanlar, sıcak havalarda araca binildiğinde yakıtı israf etmeden içeriyi soğutmanın doğru metodolojisini de paylaştı. Güneş altında bekleyen ve içi adeta bir fırına dönen araca binildiğinde ilk refleks olarak hemen klimaya sarılmak sistem üzerinde aşırı yük oluşturuyor.

Bunun yerine, yola çıkmadan önce sadece bir dakika boyunca tüm camların açılarak içeride sıkışan sıcak havanın tahliye edilmesi öneriliyor. Ardından camlar kapatılıp klima çalıştırıldığında, havalandırma ızgaralarının doğrudan ayak boşluklarına doğru yönlendirilmesi gerekiyor. Fizik kuralları gereği soğuk hava aşağıda birikirken, sıcak havayı yukarı ve dışarı doğru itiyor. Bu yöntem kabinin çok daha kısa sürede soğumasını sağlayarak yakıt tüketimini minimumda tutuyor.

DİREKSİYON BAŞINDA UYKUYU GETİREN SİNSİ TEHLİKE: İÇ SİRKÜLASYON TUŞU

Kabin içi sıcaklık dengelendikten sonra sürücülerin “iç hava sirkülasyonu” moduna geçmesi öneriliyor. Bu mod, dışarıdaki sıcak havayı içeri alıp soğutmaya çalışmak yerine içerideki zaten soğumuş olan havayı sürekli döndürdüğü için klima kompresörünün yükünü hafifletiyor. Ancak bu tuşun sürekli aktif tutulması hayati tehlikelere yol açabiliyor.

Kapalı kabin içinde uzun süre dönen hava, içerideki karbondioksit miktarının hızla yükselmesine neden oluyor. Karbondioksit birikimi ise sürücüde ani konsantrasyon kaybı, sersemlik ve direksiyon başında uyuklama riskini doğrudan tetikliyor. Bu nedenle iç sirkülasyon modunun tek seferde en fazla 30 dakika kullanılması, ardından sistemin kısa süreliğine dışarıdan taze hava alacak şekilde ayarlanması gerekiyor. Sürücülerin ayrıca aşırı sıcak havalarda klimanın tam performansla çalışabilmesi için “Eco” ve “start-stop” modlarını geçici olarak devre dışı bırakması tavsiye ediliyor.

yok

Author: Murat Aydın